‘Turkiye’ Kategorisi için Arşiv
17.08 deprem
Bugun unutulmamasi gereken bir gun.. Ve ilk satirlari hosuma gittigi icin direk olarak Sabah- Erdal Safak’tan alinti yapicam :
Bugün 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 10′uncu yılı. Bugün İstanbul’dan Ankara sınırına kadar geniş bir bölgede ölümlerle, yıkımlarla milyonlarca insanın hayatının değiştiği günün 10′uncu yılı. Bugün hantal devletin temellerinden çöktüğü günün 10′uncu yılı.
sigara yasagi
malum 19temmuz dan itibaren sigara yasagi basliyor turkiye’de.. gazetelerden takip ettigim kadariyla is yeri sahipleri, sigara tiryakileri, kahve sahipleri sinir oluyolar.. bunun icki yasagina din polisligine varacagini dusunen paranoyaklar da var..
sigara yasagi iran’dan, afganistan’dan gelmiyor bu bir. kaynak: avrupa korkmayin!
ikincisi turkiye’deki butun kahveler de kapatilsin. sigara icemiyolar diye uzuleceklerine her gun kahveye gidip okey oynayip, ailelerinden caldiklari vakte, paraya uzulsunler.
ogrencilik gunlerimde ankara da gece disari cikinca gozlerim kizarir acirdi.. saclarim pis kokar ustumdeki giysiye sigara kokusu sinerdi. sigaradan nefret ettigim halde bunlara katlanirdim. cunku sigara icenlerin ozgurlugu var canim!!
benim saclarimin kokmasi kimin umrunda(ydi)?
artik farkli.. danimarka’da gece uce dorde kadar kal. yasagi delmeye calisan bir kisi bile olmaz.. herkes sigarasini alir buz gibi havada sigarasini icer oyle iceri gelir.. ve sigaradannefret eden insanlarin, benim gibi tiplerin yani, gece keyfi kacmaz.
turkiye’de bu duruma alisacak.. ama insanlarimiz yasagi delmeye calisacagi icin 4000 kisilik grup gorevlendirilmis. sigara yasagina uyuluyo mu diye.. bui da bi acizlik.. aslinda kural koyuldugu an insanlarin uymasi lazim. ama isi rejim tehdidi gibi gormeye kadar gidenler var.. musteri kaybetmemek icin buna goz yumacak milyonlarca is sahibi var.. ne yazik ki..
Dogrusu sigaranin tum kapali mekanlardan uzak tutulmasi.. Icmeyenlerin gereksiz yere zehirlenmesi onleniyor. Ne guzel! Alis Turkiye’m..
sarap
Az onceki postta balkonda sarp yazdim ya aklima gedi. Bu hafta Turkiye’nin onemli gunde maddelerinden birisi Idil Biret Konseri’nin 50 kusur Alperen tarafindan sopalarla basilmasi! Yer:Topkapi Sarayi. Burasi Kutsal Mekan’mis. vakit Gazetesi ilk kiskirtmis, kutsal mekanda icki markasinin sponsorlugunda konser mi olurmus!
Benim aklimdan geceni Fatih Altayli yazmis. Mal sahibi iciyordu AlpErenlere ne oldu?? Hakikaten padisahlarin sarabi ne kadar sevdiklerini niye bilmezden geliyoruz simdi? Bu genc hareket bence tehlikeli olabilir. Hos gidip ozur dilemisler Idil Biret’ten ama.. Onlara guvenmiyorum. Zaten gri takim elbiseleri, kravatsiz beyaz gomlekleri, show tv’den Polat olarak firlamis ozenti halleriyle gayet urkuncler. Sloganlari ‘bir gece ansizin gelebiliriz’.. sopalarla klasik muzik konserini basanlar.. kendini herkesten Turk sananlar..
Benim oturdugum sitede hemen herkesin balkonda barbekusu var. Ve hep genc ciftler oturuyo. Guzel gunesli bi gunde mutlaka herhangi bir T aninda balkonda sarabini yavas yavas yudumlayip sevgilisiyle yemek yiyen onlarca cift oluyo etrafta. Gayet dogal bi sey.. Zorlamasiz, yapmaciksiz, lezzetli, hos.. Onlara gidip desem ki Turkiye’de konserin afisinde icki reklami var diye 50 kusur genc piyano konserini basmaya calisti. Iceri alinmayinca disarda tekbir getirip namaz kildi. Dalga geciyorum sanarlar.. Bence inanmazlar. Benim hala inanmakta zorluk cektigim gibi..
bu haberler beni yordu
Bloguma daha onceden goz atmisligi olanlar bilir.. Bir ay once sirketten 150 kisi civarinda “sanssiz” isten cikarildi. Bu hem kalanlarin moralini bozdu hem de bizim departmanin baska bir departmanla birlesmesine sebep oldu. Birlesme 15 Agustos’ta. O zamana kadar kendi ofisimdeyim. Ve isler yaz tatili nedeniyle nasil durgun anlatamam.. Gunumun cogunu okuyarak geciriyorum. Cnn, Time, Newsweek, hurriyet, sabah, taraf, radikal, bloglar, vs vs.. Haber okumayi seviyorum ve bunu icin su son haftalarda cok zamanim var.
Turkiye’de yasamamamin iyi bi yani var. Haberleri okudugumda sadece sinirleniyorum! Eger bi de haberleri gurultulu, reklamli, garip diksiyonlu, abartili, yanlis yonlendirmelerle dolu kanallardan izliyo olsaydim bir de ofkeden deliriyor olurdum herhalde.
Gecen gun kanal d ve start tv den haberleri internetten canli izleyeyim dedim. KAnal d’deki Deniz miydi neydi o adamin yuz mimikleri, vucut dili, abartili diksiyonu beni aninda soguttu. Zapping yapamiyorum ama o sayfayi kapatip Star TV den bakayim dedim. Ugur Dundar yoktu. Onun yerine genc bi kadin spiker vardi. Onun uslubuna da yapmacik buldum. Ve de haber gayet onemsiz bi konuydu galiba.. Onu da kapattim.. Ve reklamlara bulasmadan internetten okuduklarimla yetineyim dedim. Aslinda TR kanallarinin reklamlarini bazen ozluyorum. Danimarka’da DR kanallari o kadar sade ki sIkIcIlik noktasina yaklasiyo kolaylikla. Ve reklamlar nasil ucuz duruyo. Nerde fakir Turkiyemin tuketici dunyasini tahrik eden reklamlari.. Nerde o hapur hupur sucuk yiyen cocuklar, bonus kafalar, selocanlar!!! Benim TR reklamlarina hislerim sevgi ve nefret iliskisi! Hem hareketi, yaraticiligi, canliligi, kiskirticiligi seviyorum hem de o delig gibi yiyip cogunlugun alim gucunu umursamayan, renkli gozlu sari sacli cocuklari her saniye gozumuze sokan zihniyeti hic sevmiyorum. Sanki Turk cocuklari hep o kumral mavi gozlu cocuklardan olusuyo. Ozentilikten gecilmiyo ki..
Neyse haftanin sinir edici haberlerine goz atayim:
1) M.Egitim Bakanligi cocuk kiyafetlerine ozgurluk getirecekti ya kiz cocuklarinin etek boyu dizi gecmicekmis! DOgru 8 yasindaki bi kizin diz kapaklari gorunurse yoldaki sapiklarin gozu doner! Bunu durdurmaliyizzzz!
2) Marmara Universitesi’nde doktara tezi yazan bayan akademisyenin Çoğunluk İktidarı ve Azınlık Hakları Direnişi, Türkiye’de Kürtçe Dil Hakları konulu tezi donduruluyo. Cunku Nesrin Uçarlar aslinda bu konuya deginerek bölücüluk yapiyomus. Universite’den bahsediyoruz! Bu tabular, dondurmalar, yildirmalar icimi karartiyo. Bilim insanlari yetistirmeye calismiyor mu universiteler! Yassah zihniyeti her yerde!
3) Siirt’te ailesi tarafindan balkondan atilip sedyeyle hastaneye tasinirken uvey amcasi tarafindna bicaklanan genc kizi yine ailesine teslim etmisler. Kocaman ulkede o kizi koruyacak bi yer bulamadilar..
4) Hrant Dink cinayetiyle ilgili davada Ogun Samast ve grubu cok eglenmis! Gulmusler, espriler! yapmislar.. Tanik dayanamayip Ne guluyosunuz lan demis.. Ve bu oglanlarin iyice korundugu, simartildigi, aslanim kocup ifadeleriyle sirtlarinin oksandigi o kadar bariz ki.. Tiksiniyorum.
kamu vicdani
Gazetede okuyunca yine kizdim, soylendim. Tepecik Has. gecen yil 23 saat icinde 13 bebek ayni enfeksiyondan olmustu bkz. Hastanede calisan 39 kisi icin dava acilmasina izin verilmemis. AIHM ye gitmeyi dusunuyormus aileler. Bence hic vakit kaybetmeden gitsinler. Turkiye’de dokunulmazlar listesinden, tanidigi olmayanlarin haklarini alamamasindan ve her seyin ustunun ortbas edilmeye calisilmasindan nefret ediyorum. Sorumlu yok, olsa da alacaklari ceza Avrupa standartlarinin altinda cikardi eminim.
- Gecen hafta bir kadin Turkiye’yi vatandasini koruyamama ve ayrimcilik yapma sucundan AIHM de 36bin EUR ya mahkum ettirdi, bkz. Kadin hala daha korunmuyomus, eski kocasindan saklaniyomus sahte isimle. (adam oldurmekten mi ne zaten hapisteymis adam, sadece 5 yil yatip cikmis.. simdi eski karisinin pesinde)
- A Mlli futbol takimi oyunculari gecen yaz aldiklari 368bin ytl primin vergisini odememisler, bkz. (Danimarka’da 1kron vergi kaciramazsin.) Bakalim 23 milyon cezayi kim umursayacak, kim ciddiye alacak?
- Cem Garipoglu hala bulunamadi (kacmasina izin verildi.. o ailenin banka hesa hareketleri telefonlari incelenmiyor mu?)
- Kredi karti borcunu odemeyenlere af geldi bkz.(odeyenler pisman olsun mu?)
- Harc kredisini odemeyenlere faiz affi geldi bkz. (odeyenler pisman olsun mu?)
Vs Vs
Turkiye hukuk devleti degil. Demokrasi de degil.
Kamu vicdani rahat degil. O zaman hukuk devleti gorevini yapiyor diyebilir miyiz?
Kaos.. Karisiklik.. Haksizlik.. Adaletsizlik.. Basi bosluk..Rastgele..
Kotu yonetiliyoruz. Hukuk sisteminin degismesi lazim. Koklu ve acil..
cevre bilincine destek ve yaslilik uzerine
wordpress’te baska hangi turkce sayfalar var diye ararken (blogspot’a gore cok dah azIz!) ediz hun onculugunde bir cevre gazetesinin,yesil sayfa nin linkine rastladim.
Cevreyle ilgili bilgiler var, his. Ve de foto galeriye bayildim. Simdi izin alip, araba kiralayip Turkiye’yi bastan sona gezme istegi uyandi icimde. Ulkemi ozledim. 4 mevsimi yasamak istedim. Bu resimler bahar ayindakiler ozellikle cok guzel. Eger simdi gidersem herhalde sicaktan ayni tadi alamayabilirim.
Birkac fotografa blogumda yer veriyorum. Daha fazlasi icin yesil sayfa’ya.
.

+ yorum: Ediz Hun’un genclik fotografi da olmali sitede isminin yaninda! Sonucta biyolog olarak degil filmleriyle geliyor aklima hep. Dun Danca kursumdaki hocama baktim acaba gencliginde nasildi diye dusundum. Yaslanan insanlarin genclik hallerinin hayal bile edilememesi, insanlarin yaslandikca bu denli degisip, baska insanlara donusmesine eskiden beri hep icerlemisimdir! Once ve Sonra.. Hangisi gercek isme yakinan, en iyi temsil eden? Bence her 60 yasin ustundeki kisi isminin yaninda eski ve yeni fotgraflarina yer vermeli. Bizim kusagimizin facebook resimleri ilginc olacak.. 10 yil sonra cocuklar buyumus, gobekler cikmis, erkeklerin saclari dokulmus, kadinlarin kilosu+kirisiklari artmis olacak.. Sonraki 10 yil daha da kotu.. Acaba facebook profil fotograflari nasil update edilecek ilerde??! Genc kalmak istiyorum! 203larda The Island filmindeki gibi agnates’lerden yaptiricam herhalde :)
Yorum Yapın
Yorum Yapın
Yorum Yapın