opera
bu aksam Iin annesine aldigi ama bos kalan opera biletinin uzerine konuyorum ve operaya gidiyorum!
Yeni Opera binasinda ilk kez opera izleyecegim hehe.
Bu aksam sIk ve alimli olmaliyim. Sanatin icinden gecen aktiviteler beni heyecanlandiriyor, zamanimi dogru yere harcadigimi hissettiriyor.
Dort gozle bekliyorum aksam olmasini..
evli olmak
bugun iki kiz arkadasimla yedim ogle yemegini sirkette.
amacimiz yeni yilda yapmak istediklerimizi birbirimize anlatmak ve kendimize soz verdigimizi duyurmak, boylelikle sozlerin tutulmasini saglamakti.
onlarin ikisi de bekar, erkek arkadaslari da yok simdilik. ben evli, 9 yillik iliski sahibi.
benim yeni yil dileklerim:
1. 3 kilo vermek
2. cocuk yapmak!
3. daha cok fotograf cekmek
onlarin dilekleri:
1. daha fazla erkekle opusmek
2. yeni ev bulmak
3. ciddi bir iliskiye baslamak (ama cok ciddi olmasin!)
Ben kendimi yasli mi hissetsem, ayricalikli mi hissetsem karar veremedim!
running sushi: costum!
running sushi’de onumden gecen sushi tabaklarini, kus izleyen kediler gibi kipirdanarak ve heyecanla izledigim bir gercek.
20 tabak tukettim tek basima cunku yiyebildigin kadar ye konsepti olduguna gore birim basina dusen sushi fiyatini azaltmak lazim di mi! guzel bir bahane evet :)
kedi bakicisi olduk bu aksamlik: mimi :)
mimi biz kapiyi acmaya calisirken miyavladi.. evde tek basina cani sikilmisti. onu sevdim, optum, kapilarini kilitleyip ciktik.. onu koca evde yalniz birakirken cok acidim.. tatlisko bir kiz.. cuma aksami yine gidicez.
miktar
Dun 9 kisi misafir gelecek diye morten 15 kisilik yemek yapti. Onu durduramadim.
2 kilo mantardan yaptigi corbayi yaptiginda tabagima fazla mantar koydum diye soylenmis, benden mantarlarimi geri almisti. Ben de kizip mantar corbasini tencerye dokmustum. Ve demistim ki onlar yemekten gittiginde bu tencereyi acip sana 1 kilo mantarin geri kaldigini gostericem. Dokulecek ya da 1 hafta her aksam yemeye devam edicez. O kadar cok yapmissin ki sana inanamiyorum, benden mantarlari geri aliyosun demistim. Birbirimize kizmistik.
Dun aksam misfirler gidince koca tencere mantar corbasini ona gosterdim ve ondan su sozleri soylemesini istedim: “ bundan sonar misafr gelince miktarlara asli karar verecek”.
Ona bu sozleri soyletmekten keyif aldim. Kendine guldu ve bana hak verdi. Mantar corbasinin kalaninin buyuk kismini buzluga attik, bi kismini da bu aksam yemek icin ayirdik.
Her zaman basina kakacak bir tecrubem oldu.
Hakli cikmayi cok seviyorum J
cocuk
Dun bize 3 buyuk 6 cocuktan olusan bir misafir grubu geldi. Morten’in akarabalari. Yanlarindaki en kucuk bebek 9 gunluk, en buyuk cocuk ise 13 yasindaydi.
Bu yazimda cocuklarla ilgili gozlemlerimi yazicam.
En kucukten baslayalim.
Ismine karar vermemisler, Matilde ya da baska bir sey olacak minik kizin ismi. O kadar kucuktu ki, kedi yavrusu gibiydi. Insana benzemiyordu. Anne karnindan cikali az bir sure oldugu icin hala dizleri bukuk oturuyordu kucagimizda. Derisi pespembeydi. Ayaklari nem farkina alisamadigi icin hafif soyulmustu. Pek kokusu yoktu. Aglamiyordu. Kucakta tutmasi zevkliydi ama sanki kafasi her an geri dusecek de bebek elimde kalacak diye cok tedirgin tuttum elimde. Sisman annesi yemek ve tatlilarimizi yedikten sonar gozumuzun onunde Masada acti goguslerini bebegi emzirdi. Herkes onun kocaman memelerini gordu. Bence bir anneye boyle lak lak sut icirmek yakismiyo. Geri kafaliyim, evet. Biraz mahremiyet, kadinlarda olmasi gereken ozellik. Bu bebek, evin 4. Cocugu. Ve tek kizi. UVey anne olan bu kadinin kendi iki cocugu ve esinin onceki evliliginden olan 2 cocuga baktigi dusunulurse, yorgun, 40 yaslarinda bir annenin, tek kizi.. Ilerde simarik olacagini dusunuyorum.
Ikinci en kucuk.. Rasmus..Bu bebegin abisi. 3 yaslarinda bir cocuk. Evimizdeki vazoyu kirdi dun aksam. Bembeyaz bir cocuk. Ve benimle goz temasi yapmadi. Utangac ama yine uvey annenin kendi oglu oldugu icin simarik olacagini dusunuyorum ilerde. Dun aksam Ipad’de oyun oynadi. Bu yasta cocuklar Ipad le buyuyor. Bizim zamanimda saman kagidinda siyah beyaz minik kitapciklar bas taci edilirdi. Simdi bu 3 yasinda ipad oynamaya alisti, 11 -17 yaslarinda ne isteyecek?
Ucuncu en kucuk.. Peter.. uvey anneyle buyuyen, yasina gore cok olgun ve durgun bir cocuk.. Guzel bir cocuk. Simdi utangac ve sessiz.. Eger buyuyunce yakisikli olursa belki kendine guvenmeyi ogrenir. Onu terk eden aptal annesine kiziyorum. Ve kendi cocugu gibi bakmaya calisan uvey anneye aferin diyorum.
Bunlarin abisi Søren.. 13 yasinda, zayif, cok uzun, cok uslu bir cocuk. Resmen sesi duyulmuyo oglanin. O kadar uslu ki. Acaba ben de oyle miydim onun yasinda. Bu kadar cocugun abisi olmak nasil bi sey acaba. Bu cocugun ilerde babasi gibi muhendis olup nerdy takilmasini bekliyorum. Sessiz ve kararsiz.. Terk eden annesine yine aptal benci kadin diye haykirmak istiyorum.
Bu kardeslerin kuzenlerini de anlatayim.
Charlotte 11 yasinda, benden uzun. Tam Turkiye’deki gibi kart yazmasini, baykuslu kolyeleri seven sevgi dolu, sessizce bi kiz.
Kardesi 9 yasinda Jacob, acayip yaramaz, disa donuk, cok aktif, lider bi cocuk. Tatliydi. Oyle olmasi tercihim. Benim cocugum olursa onun gibi olsun.
Ilk one mantar corbasini guluserek ictiler. Annelerden biri bunlari noel programini izlemeye gonderdi. Izledikten sonra yemege devam ettiler. Sonra xboximizda fifa 2011 i oynadilar. Charlotte nin istedigi dans oynu cok oynanmadi. Erkekler kazandi.
Rasmus abilerini taklit etmeye calisti. Acidim.. kucuk olmak, ve abilerine ozenmek zor olmali.
Danimarkali cocuklari izlerkenki gozlemlerim simarik degiller, soz dinliyorlar, anneleri ile dalasmiyorlar, aktif olmaktan hoslaniyorlar. Cocuklar her yerde ayni aslinda.
Sessiz
Bugunlerde is toplantilarinda sesim solugum cikmiyor. Bu sirkete basladigimda her seye gonullu olur, hep kendimi gostermeye calisirdim. Bu departmana ilk basladigimda da oyleydi. Son birac haftadir ama ne Cuma kahvaltilarinda, ne ofiste, ne de toplantilarimizda canim konusmak, soru sormak, yorum yapmak, tahrik etmek istemiyor kimseyi. Neden boyle oldugunu bilmiyorum. Sessizlik bürüdü beynimi resmen.. Gecici olmasi dileklerimle..
fakir ama mutlu
turk filmlerinin klise repliklerinden fakir ama mutlu’nun en kanli canli ornegi, izmir halilrifatpasa sakinlerinden Bobi olmali. bu kedi sokaklarda degil kalorifer peteklerinde buyumeliydi. en sevdigim kedi tipinde. uysal, tombul, cok oyuncu, uzun tuylu, tekir, yesil gozlu ve cok iyi kalpli.. annemle son gunlerde onun hakkinda o kadar cok konustuk ki onun fotograflarina yer vermek istedim burda. annem gecen gece uykusu kacmis pencereden bakmis gece 1 gibi. ve bu guzel kedicik sokaklarda tek basina, o karanlik ve sogukta mama araniyomus, uyanikmis.. annem sosis atmis ve o sosisle her zaman yaptigi gibi once oynamis sonra yemis.. bu kedi tam kucaklik..
ortak yanim
Sandy uykusunda rahatsiz edilmeyi hic sevmez.. ben de sabah cok erken uyanmayi sevmiyorum..sabahlar 7.30
da kalkiyorum, o bile zor geliyor…. en iyisi 9′larda uyanmak..
yazmak
kac haftadir uzerinde calistigim buyuk teklifi bitirmeye oylesine odaklanmistim ki bloguma hicbir sey yazamadim.. ve yazmayi ozledim.
bir gun bilkent’teyken edebiyat dergisine yazi yetistirmeye calisiyordum.. gece iki mi uc mu tam hatirlamiyorum ama yaziyi bitirdigimde oyle mutlu olmustum ki. ve cok icime sinen bir yazi olmustu. cok yogundu o an. ve bilgisayar labindan yurttaki odama giderkenki huzurum, gururum, mutlulugum.. paha bicilemezdi..
22 yasinda bir Asli cikmisti o merdivenleri.. Hayalleri disardaki dunyadan daha buyuk olan, masum ve heyecanli ben..
ne guzel bir aksamdi o Ankara’da..
yine yazmak ve heyecanlanmak istiyoryum.. biraz konsantrasyon ve caba gerekecek… biraz mi… cooook!









