filmlerden
Gectigimiz Cumartesi Russel ve Peter davetlimizdi. Gayet ince bir jest yaptilar ve 2x Japon kupasi, 2046 adli film ve Kurosawa’nin collection’ini getirdiler bize. Tabii hos kokulu pembe cicekleri de belirtmeliyim.
2046′yi Pazartesi + Sali aksami izledik. Ben daha fazla bilm kurgu ogesi olacak zannediyordum ama daha cok Chow’un yan komsusu kadinlarla ilgili anilari vardi. Yine de gelecek ile ilgili sahneler cok hostu, androidler, tren yolculugu ve ozellikle muzik. ¨Hüzünlu bi filmdi ve ilgincti.
Pazar gunu Damaged’i izledik. Juliette Binoche’un oyunculugu ve cesareti hakikaten takdir edilmeli. Ve repligi unutlmaz: Damaged people are dangerous. They can survive.
Dun de Monster’i izledik. Gercek hayat trajedilerine hep ilgi duymusumdur. Lee’yi oynayan Charlize Theron un bazi jest ve mimikleri sanki abartiliydi, gercekci durmamisti. Ama okudugum kadariyla Amilee de gercekten biraz tuhaf vucut diline sahipmis. Saclarini elleriyle geri iterken yaptigi hareket mesela onun durusmalarda simge fotografi olmus, sanki kendini boguyo olduruyo gibi duruyo cunku. O kadinin sucu 7 kisiyi oldurmek ve tabi ki en az bir kisi sucsuz yere oldurulmus olabilir. Ama oldurduklerinin icinde kadinlari taciz etmekten sabikali bir adam da varmis, subyanci da. Kadina acidim her seye ragmen cunk o dogdugunda babasi cocuk tacizinden olum ceazsini bekleyen bir sucluymus. Ailesi dagilmis, daha genc kizken fahiselik yapmaya baslamis. Ve iste boyle ailelerden gelen insanlarin, kucuckken taciz dilenlerin, damaged olanlari hayati acikli ve ya tehlikeli oluyo. 2002′de zehir enjekte edilerek idam ediliyo. Acikli bi hayat hikayesi.
Henüz yorum yok
Leave a reply