Temmuz, 2009 için Arşiv|Aylık arşiv sayfası

degismek

bugun ne cok seyi degistirmek istedigimi dusundum..

1. yogaya egilmek

2. box derslerinin her turlusunue gitmek: kickbox, motionsboks, bodycombat

3. daha fazla yuzmek

4. is yerinde: daha cok konusmak, acilmak, renkli giysiler giymek, komiklikler yapmak, eglenmek

5. fransizcama agirlik vermek yeniden

6.mortenla denemedigimiz yeni yerlere gitmek, scootera binmek, birlikte yeni seyler kesfetmek

7. daha cok arkadasim olmasi kopenhag da

8. daha cok ogrenmek, daha cok kitap okumak, eskiden bildiklerimi yeniden ogrenmek, tarih vs

9. saclarimi degistirmek! biraz daha hareketli ve simarik olsunlar

10. blogumu simartmak

biz

Askima mail attim. Aramizdaki yazisma.. Tatli degil mi?!

Asli:

 Guess whose info is this?

As of 7/28/2009 7:06:38 AM EDT
You are 7 years old.
You are 89 months old.
You are 391 weeks old.
You are 2,733 days old.
You are 65,599 hours old.
You are 3,935,946 minutes old.
You are 236,156,798 seconds old


Morten: Wow, it’s us!

hizli hizli

gectigimiz hafta carsamba 22 temmuz da metallica konserine gittik. konserden once fitness da spinning i denedim. sevmedim belimi agritti. metallica konserinde cok heycanlanamadik. jesper ve ulrik de bizimle geldi. ulrik begenmis baya ama jesper i begenmiyorum. morten la ben kulakliklarla dinleyip ugultuyu takdir etmedigimiz icin cok etkilenmedik. james hetfiels ama hakikaten etkileyici bi adamdi. cok toguh ve guclu gorunuyodu. ve de cok iyi bi adam oldugunu dusundum. konser bittikten sonra 3 sarki daha soyledi. nothing else matters, unforgiven, seek and destroy gibi sarkilari metallica’dan isik sovlari esliginde dinlemek tabi ki cok haz verdi tabi ki. konser forum’da kapali mekanda oldugu icin biraz ugultulu oldugunu hissettik. metal konserine gitmicem ama yeniden. ses duzeni asiri onemli oluyo.

cuma 24 temmuz’da Ersan ve arkadasi Fatih bizde kaldilar. Hos bi aksam oldu. Keske Ersan Kopenhag’da otursa hep. Mizah anlayisi olan, turk arkadaslarimi burda mumla ariyorum. Kopenhag’i, evimizi, sitemizi cok begndiler. Turkiye’nin Danimarka’nin gelismislik acisindan 50 yil gerisinde oldugunu dusunduler. Havasini begenmediler. Kizlardan cok etkilenmemisler :) BAlkonda barbeku yaptik cok memnun kalarak ayrildilar. Gelirken lokum, turk kahvesi ve cezvesi getirmisler. Tatliydi. sonra Stokholm’e gectiler. Onlar burdayken sokaklarda World out games nedeniyle cok fazla gay varmis. Her zaman boytle degil burasi diye duzelttim. Aman sehrimi yanlis tanimasin kimse! :)

cmt 25 Temmuz’da Niels ve Thais’i Svendborg’da ziyaret ettik. Araba kiralicaktik ama benzin deposundaki delikten benzin akmis. ve morten arabayi iade etti. Biz de tren ve otobusle devam ettik yolumuza. Hos bi yolculuktu. Hava bu haftasonu igrencti. 15-17 derece. Ruzgarli. H yagdi ha yagacak.. Cok guzel sohbet ettigimiz hos bi aksam oldu. Onlarin dugun dvd sine dugun resimlerine baktik. Niels bizi ingilizceyi birakip artik tamamiyle turkce ve ozellikle dancaya yonelmemiz konusunda gaza getirdi. Bu dedigini yapiyoruz valla haftasonundan beri. PAzar gunu 12lerde evimize donduk. O igrenc havada yapcak bi sey yoktu. Bi dahaki sefere oraya gittigimizde golf oynicaz Niels’le. Daha dogrusu o bize ogreticek.

dun 27 temmuz fitness dk ya gittim. motionboks sinifina gittim.. sinif gayet tough gorunuyordu. cikmayi dusundum bi ara heycanlandim.. sonra ders basladi.. nasl bi tempo, nasil eglenceli anlatamam.. benim gibi minik bi kizla pair yaptik ve gayet sIkI calistik. Dersin yarisinda cok midem bulandi ama. Bokx insani cok hareket ettiriyor ve ck hizli. Ayni lunaparkta vertogo’ya binmis gibi oldum. Kusacaktim. ama dayandim ders sonuna kadar bekledim. ama o dersten sonra ic mekanda durup devam edemedim. disari cikip bisikletime atlayip eve geldim. box u sevdim. yine gidicem.

dun ebik izmir’e vardi. sira bende.. :)

jeg elsker udsalg!

bu aksam magasin’deki extra indirimden yararlanmak uzere is cikisi dogru kongens nytorv’da aldim solugu!

cogu urunde % 40- %50 indirim vardi.. arti bu hafta %20.. ve yabanci pasaport sahiplerine %10.. super avantajli oldu! :)

bertie’den kirmizi, nine west’ten kahverengili ayakkabilar, tam yazlik ve sIk!

ve lancome’dan bronz filli pudra (01) ve givenchy’nin klasik amarige’i (2008 ozel hasat’mis!) cok tatliydi kutusu.. amarige’i yillardan beri ozel aksamlar icin bulundururum.. cok ozel bi koku bence.. su anki parfumum calvin klein – eternity..

DSC_6163

DSC_6166

 

 

 

 

DSC_6170

 

 

 

 

 

Devamı »

sigara yasagi

malum 19temmuz dan itibaren sigara yasagi basliyor turkiye’de.. gazetelerden takip ettigim kadariyla is yeri sahipleri, sigara tiryakileri, kahve sahipleri sinir oluyolar.. bunun icki yasagina din polisligine varacagini dusunen paranoyaklar da var..

sigara yasagi iran’dan, afganistan’dan gelmiyor bu bir. kaynak: avrupa korkmayin!

ikincisi turkiye’deki butun kahveler de kapatilsin. sigara icemiyolar diye uzuleceklerine her gun kahveye gidip okey oynayip, ailelerinden caldiklari vakte, paraya uzulsunler.

ogrencilik gunlerimde ankara da gece disari cikinca gozlerim kizarir acirdi.. saclarim pis kokar ustumdeki giysiye sigara kokusu sinerdi. sigaradan nefret ettigim halde bunlara katlanirdim. cunku sigara icenlerin ozgurlugu var canim!!

benim saclarimin kokmasi kimin umrunda(ydi)?

artik farkli.. danimarka’da gece uce dorde kadar kal. yasagi delmeye calisan bir kisi bile olmaz.. herkes sigarasini alir buz gibi havada sigarasini icer oyle iceri gelir.. ve sigaradannefret eden insanlarin, benim gibi tiplerin yani, gece keyfi kacmaz.

turkiye’de bu duruma alisacak.. ama insanlarimiz yasagi delmeye calisacagi icin 4000 kisilik grup gorevlendirilmis. sigara yasagina uyuluyo mu diye.. bui da bi acizlik.. aslinda kural koyuldugu an insanlarin uymasi lazim. ama isi rejim tehdidi gibi gormeye kadar gidenler var.. musteri kaybetmemek icin buna goz yumacak milyonlarca is sahibi var.. ne yazik ki..

Dogrusu sigaranin tum kapali mekanlardan uzak tutulmasi.. Icmeyenlerin gereksiz yere zehirlenmesi onleniyor. Ne guzel! Alis Turkiye’m..

detaylar

bloguma genelde sabahlari post yaziyorum. iste oldugum saatlerde aralarda yaziyorum. ve gazeteleri okuduktan sonra yorum yazdigim icin sanki kisisel yazilar yazmiyorum gibi geliyo.

ornegin annemle hemen her aksam skype’ta chat yaptigima dair bi referans yok sanirim postlarimda.. oysa herbir tanesini biryerlerde kaydetmek istedigim cok keyifli, degerli, duygusal konusmalar yapiyoruz anne kiz. elif istanbuldayken o da chate katiliyodu ve üc bicirik bidir bidir konusuyoduk. elif ve annem arasinda mutlaka bi kopukluk olur annem “Elif Elif” diye ismini soyler ve Elif de Ane Anne diye birbirlerinin ismini soyler dururlardi. Ben de sessizce onlari dinler gulerdim. simdi ben annemle konusuyorum skypeta ve Elif de benimle telde konusuyo daha cok. Kisa zamanda uc kisilik grubumuzu yeniden kurup bu konusmalari kaydetmeliyim. Kimseye haber vermeden sessizce o gunun konusmasini random bir event olarak kaydetmek istiyorum.

Elif ve Michaella gecen aksamchat yaptik. Morten ve Michael da katilmaya calisti ama biz iki kardes bol bol Turkceye gecis yapip kendi aramizda konustuk. sonunda damat beyler dayanamayip ortadan kayboldular. ELif’in kocaman HUSBAND DO düdügü cok komikti. Miko’nun emirlere itaati Morten’i sasirtti ve gulduk.  Kardesimin evini ilk kez skype ta gordum. O da benim evimi.. Ben Elife resim yollicaktim ama buraya geldiginde surpriz olsun diye yollamamistim. Annem ben ve Elif, ayrilmaz uclunun ayri uc sehirde yasamasi ne aci aslinda.. anneme is cikisinda ugrayamamak, onun cayini icip boregini yerken sandy’e arada caktirmadan bir seyler yedirmek.. kardesimle bisikletlere atlayip, piknik sepetimizi acip gol kenarinda atistiramamak, onun yeni hobisi ve isi belki de, dikis makinesi sevdasina baslayisini gorememek, ne uzucu.. her sabah uyandigimda aklima mutlaka gelir.. annemi ve elifi gunluk hayatimin icinde yasayamamak ne aci diye.. ve mutlaka ise gelince onlara ilk maili ben yazarim. benim mailime, koydugum basliga cevaplar gelir mutlaka.. ben basligi degistirmesem oyleeee gider o.. ne kadar uzak olsak da bagimiz hep guclu devam eder.. maille, telefonla, skype la ama mutlaka devam eder. babisimin de yeri ayri tabi. ama uc bayanin  grubu sanki daha yogun.. belki damatlarini bu kadar sevmesinin bi sebebi de bu..

gunumun en buyuk kismini kaplayan ve her gun yaptigim icin yazmadigim bu haberlesmeler, dusunceler aslinda detay degil hayatimin kendisi..

sIkmabas Ayse!

8387910Ayse Arman’in bu haftanin baslarinda 4 bolum olarak yayinlanan yazi serisi baya konusuldu Turkiye’de. Konusuldugunu duymadim kendi kualklarimla zira internet sessiz bi ortam! Ama gazeteleri her zaman didik didik eden ben Taraf’ta, Radikal’de, Hurriyet’te, www.gazeteciler.com ‘da izini buldum yorumlarin..

Ayse Arman yakin bir arkadasiyla birlikte tesetture giriyor, makyajini siliyor ve turbanlilarin yaptiklarin yapiyor. Ornegin iki arkadas Nisantasi’nda her zaman gittikleri kafeye gidiyorlar her zamanki seyleri soyluyorlar ama tabi taninmiyorlar. Fatih’e gidiyorlar orda da mini etek denemesi yapiyorlar. Ismail Aga cad. diye bi yer varmis Fatih’te tam tarikat yuvasiymis. Orda planlari bozulmus adamin birisi Siz pisliksiniz baska bir sey degilsiniz deyince arabaya binip uzaklasmislar.

8387916Ne korkunc bir yer olmali orasi!!! YAndaki fotografta zaten adamlarin nasil baktiklari ortada! Ve AA ve arkadasi fotograflarda ne kadar farklilar!!

Reina’dan iceri Dubaili tuirst gibi girmeye calisiyorlar giremiyorlar. Yasemin Congar Taraf’ta bu kismi elestirmis. AA’nin arabaya binip gulmesini yadirgamis. Sonucta ayrimciliktir diyor, ve ozel isletmenin buna hakki yok diyor. Dogru bi gozlem. AA ayrica Cesme’ye gidip tesetturlulerin plajlarinda yuzup, balon kiyafetle (hasema)yuzmeye calisiyor. Kendini o an ninjaya benzetiyor. Tabii dogal sikmabasli kadin yazarlar gocunmuslar. Bence gocunmasinlar, AA nasil hissettigini yazmis. O garip icatla yuzulmeyecegi, durumun komikligini hayal etmek guc degil. Su gururu anlamiyorum. Ninja gibi hakkaten..

Ben okurken eglendim. AA’nin amacinin empati yapmak ve deneyebildiklerini denemek oldugunu dusunuyorum. Isi abartip da o zaman iki uc aylik proje yapmaliydi, bu ciddi bi olgu, komik degil diyenlere ben kendim guluyorum. Niye uc ayini buna ayrisin ki kadin roportajlariyla taninan bi gazeteci.. Sosyoloji doktorasi yapan ogrenci degiil ki. Yok kamu alanina girsinmis, yok universite kapisindan girsinmis. Neden? Cunku AA nin basina turbanliyken kotu bi sey gelmedi. Isteniyor ki aci ceksindi, aglatilsaydi da turbanlilarin yasadigi zulum hissedilsindi. Kadin gayet cesurca cok seyi denedi. Ben su kendim icin yazdigim blogda bile silip bazen daha duzgun kelimeler seciyorum. Kadin bu hassas konuda icinden geleni yazmis. Ben bravo derim.

Ama gazeteciler.com’da deginiler bir nokta var ki o beni dusunmeye sevk etti. O da gazeteci kendi kimligini gizlemeden is yapabilir mi noktasi. AA nin makyajsiz, silik, taninmayan goruntusu ve kimligi hakkinda gercegi gizlemis olmasi gazetecilik prensibine golge dusurmus gorunuyor. Bu da guzel bi gozlem. Ayrica yazi dizisinin biraz yaz isi, light, dedikodu malzemesi, eglencelik oldugu gorusundeyim. Ama eglenmeme engel olmadi ki.. Neden olmasin?§

Ve bir sey daha.. Sac ve makyaj, kiyafet nasil onemli!!! Erkeklerin neden kadinlari turbanli gormek istedikleri ortaya cikiyo.. Silik, yolda yururken taninmayan kadinlar yaratmak.. Kisa saclariyla nasil dikkat ceken bi kadinsa AA turbanla o kadar siradan, silik ve kimliksiz kalmis.

Bugun baktim Izmir’e de gitmisler ve bu sefer Dubai’de kadinlarin giydiklerinden giymisler. Kordonda baya ilgi cekmisler. Bence bu abaya denen Turk usulunden daha guzel, daha alimli. En azindan saclari gorunuyo! Biraz!

8419151

sarap

Az onceki postta balkonda sarp yazdim ya aklima gedi. Bu hafta Turkiye’nin onemli gunde maddelerinden birisi Idil Biret Konseri’nin 50 kusur Alperen tarafindan sopalarla basilmasi! Yer:Topkapi Sarayi. Burasi Kutsal Mekan’mis. vakit Gazetesi ilk kiskirtmis, kutsal mekanda icki markasinin sponsorlugunda konser mi olurmus!

Benim aklimdan geceni Fatih Altayli yazmis. Mal sahibi iciyordu AlpErenlere ne oldu?? Hakikaten padisahlarin sarabi ne kadar sevdiklerini niye bilmezden geliyoruz simdi? Bu genc hareket bence tehlikeli olabilir. Hos gidip ozur dilemisler Idil Biret’ten ama.. Onlara guvenmiyorum. Zaten gri takim elbiseleri, kravatsiz beyaz gomlekleri, show tv’den Polat olarak firlamis ozenti halleriyle gayet urkuncler. Sloganlari ‘bir gece ansizin gelebiliriz’.. sopalarla klasik muzik konserini basanlar.. kendini herkesten Turk sananlar..

culinary-wineBenim oturdugum sitede hemen herkesin balkonda barbekusu var. Ve hep genc ciftler oturuyo. Guzel gunesli bi gunde mutlaka herhangi bir T aninda balkonda sarabini yavas yavas yudumlayip sevgilisiyle yemek yiyen onlarca cift oluyo etrafta. Gayet dogal bi sey.. Zorlamasiz, yapmaciksiz, lezzetli, hos..  Onlara gidip desem ki Turkiye’de konserin afisinde icki reklami var diye 50 kusur genc piyano konserini basmaya calisti. Iceri alinmayinca disarda tekbir getirip namaz kildi. Dalga geciyorum sanarlar.. Bence inanmazlar. Benim hala inanmakta zorluk cektigim gibi..

yakinima yamacima

Bugun iyi denk geldi Esracimla baya maillestik. Ogrendigime gore esi B. isten ayrilmaya karar vermis. SIkIldIgI icin. Ben de onunla ayni gemideyim aslinda. Ben de oyle bir karar vermenin esiginde cok hissettim kendimi son zamanlarda. Ama su AAK uyeligi var ya,  henuz ona gireli bir yil olmadi o yuzden kendimi tam guvende hissedemeden fevri karar vermeme konusunda kendimi ogutledim, tembihledim, iyice paketledim. Zaten su Agustos 15′te ne olacak diye de bekliyorum. Yeni mudur, yeni grup, yeni ofis her sey farkli olabilir ama her sey ayni da kalabilir. Bugun ogrendigim kadariyla ust kata tasinacakmisiz. Bir kat bile farkli olsa su anki ofis ortamindan cikacak olmak sevindiriyor beni. Ama yine katar, kuveyt le ugrascak olmak hic de motive etmiyor. Ben de alip basimi gidicem bu sirketten ama ne zaman.. Gorucez.

Esrayla konusurken hem sevindigim hem de icimi burkan bi sey oldu. Sevindigim arkadasimin Avrupa’da bir yil gecirmeyi istedigini soylemis olmasi. Istemek yapmanin yarisi. Hem simdi ikisi de gayet flexible olucaklar. Dusseldorf da olsa Ispanya da olsa burdan atlayip ucakla onlari ziyaret edebilirim. Onlar da bize gelebilirler. Ve Avrupa ici ucuslar biraz iyi bi zaman payiyla alininca gayet hesapli olabiliyo. Onlara Kopenhag’i ozellikle hava guzelken gezdirmeyi, balkonumuzda barbeku yapip sarap icmeyi ne cok istiyorum. Umarim bu hayalde kalmaz ve gerceklestirirler. Ote taraftan Turk pasaportu tasiyan her bireyin maruz kalacagi sinirlarla mucadele durumu.. Bugun Polonyali, Litvanyali, Macar AB vatandaslari AB icinde istedikleri ulkeye gidip oturma, calisma hakkina sahip. Ucretsiz egitim hakkina da sahip. Hak-siz-lik!

Simdiden negatif olmaya gerek yok. Pozitif dusuneyim de her sey pozitif olsun.. esra

tatli an

Bugun morten’la birlikte evden cikmak icin baya acele ettim kahvalti yapmadan firladim. Yataktan kalkmamla evden cikmam arasinda 10 dakika ancak var. Dus alicaktim ama saclarimi kabarik ve havali gordum, bosveeeer dusu modunda hemen dun mango’dan ucuzluktan aldigim* firil firil etegimi giydim ciktim. Saclarimin bugun Amy Winehouse tadinda oldugunu dusunuyorum.

Evden ciktik 250s koseden donuyodu kostuk yetistik.. Morten’la yolumuz normalde hovedbanegård’da yani merkez istasyonda ayrilir. O trene gecer ben 1A yi beklemeye koyulurum. Bugun yine bana trenle birlikte gidelim sen Valby’de inersin dedi. O aradaki 7-8 dakikayi bile benimle tren yolculugu yaparak gecirmek istemesi ve ona yetistigim her sabah sormasina bayiliyorum.  Peki seninle gelicem dedim. Yuzundeki sirin ifadeyi anlatamam. Istasyondan cikolatali kruvasan aldim ki normalde sevmem ve hemen asagiya kostuk tren ordaydi bindik. Yine yetistik guzel bi zamanlamayla. Valby’de inmek istemedi canim.. Tren bizi alsin uzunca bi gezdirsin istedim. Indim ve tren yanimdan gecti Mortencim gazetesini acmis okumaya baslamisti bile. Onu cok sevdigimi dusundum o an. Sirin bi andi.  Kucuk seylerden duydugumuz mutluluklari, otobuse yetismeyi, sabah evden elden ele cikmayi seviyorum. Turkce’deki evlenmek kelimesini seviyorum. Ayni evi boyle paylasmak cok huzurlu ve mutluluk verici. Hmm aksam olsun , mesai bitsin bugun de..

* Mango’da %70 ucuzluk vardi dun.. Birsuru sey aldim.. Ama sonra Morten geldi ve alisverisimi yarida kesmek zorund akaldim. Kizlarla alisverise gitmek istiyo canim!! Mesela Ebik atlasa Londra’dan gelse ya da Izmir’den Esracimi ithal etsem bir gunlugune bile olsa dolassak alisverisimizi yapsak konussak kahvemizi icsek.. Nerdeee. Bu aksam yine tek gidicem Fisketorvet’a ve dun kaldigim yerden alisverise devam edicem..

Sonraki Sayfa »