Mayıs, 2009 için Arşiv|Aylık arşiv sayfası

aklima gelenler

ari maya silgimiz.. ilkokul.. essiz koku.. aklima ilk geleni pembesi.. sonra yesili.. ne cok koklardim burnumun icine sokardim resmen.. oyle cok severdim. gecenlerde okudum oyle silgiler yasaklanicakmis.. kokusuzu makbulmus. pelikan da vardi yesil ve tatsiz sekersiz..

cumhuriyet ilkokulunda cocuklar ders cikisi leblebi tozu alirlardi.. ben uzak dururdum merak ettigim halde denemedim bile.. bogazima kacmasinda korktum.. tadi nasildi acaba? sanki marihuana.. daha o zamandan belliymis bu tur maddelere uzakligim.. fransa’da cilekli sigara sanmistim sofie’lerin ictigini.. meger ot’mus.. ne de naifmisim.. bi kere bile denemedim.. ayni ilkokulda leblebi tozu ceken cocuklara baktigim gibi bön bön baktim onlara da.. hafif merakli hafif tedirgin..

bilkentin bilgisayar odasinda sabahlamalarim aklima geldi.. ilk gittigimde internet daha yeniydi.. hicbir kuzenim hicbir arkadasimin yoktu interneti.. ozge ablalar’a elif’e annemlere hevesle interneti, e-cards’i anlattigimi biliyorum.. o zamanlar chat yapmaya baslamistim.. ingilizce chat yapardim.. ne heyecanli gelmisti..

o zamanlar takoz nokia’la ve ericsson’lar vardi. yilan oynu ne de populerdi. siyah beyaz… ilk cep teelfonumu 1999′da aldim.. 3110 siyah. sonra 5110 yesil.. morten frog telefon derdi.. sonra baska baska telefonlar.. simdi samsung pda’imin tadini cikariyorum..

giresun’da sebnem pastanesindeki semsiyeli cikolatalar pahali gelirdi.. hep canim isterdi…

simdi cocuk olmak isterdim. annemin elinin altin blogi olsaydi elif’in ve benim giresun’daki hayatimizi resimlerle videolarla anilarla internete tasisaydi.. ne cok isterdim kucuklugumu gormeyi.. elif le birbirimize takilmalarimizi izlemeyi..

internet neden bu kadar gec kesfedildi.. dijital makineler.. bloglar.. facebook.. hepsi annemlerin gencligini bizim cocuklugumuzu ergenlik cagimizi iskaladi..

spontane anket

az once sabah’ta bi anket gordum onu yapicam simdi:
En sevdiğiniz kelime?: Aslicim 2. Nefret ettiğiniz kelime?: Ayip 3. Ne sizi heyecanlandırır?: Hediye paketi 4. Heyecanınızı ne öldürür?: Bask ayip olmasin diye yapilanlar 5. En sevdiğiniz ses?: Bisikletimin cikardigi sesler 6. Nefret ettiğiniz ses?: komsunun arabasinin alarmi 7. Hangi mesleği yapmak istemezsiniz?: sekreterlik tipi seyler 8. Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz?: Dans edebilmek 9. Kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz?: michelle obama 10. Nerede yaşamak isterdiniz?: New York 11. En önemli kusurunuz nedir?: daha hazircevap olabilirdim 12. Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi?: pizza ve cips 13. Kahramanınız kim?: chris gardner 14. En çok kullandığınız küfür nedir?: shit 15. Şu anki ruh haliniz nasıl?: D biraz bikkin is ortamindaki tiplerden 16. Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?: don’t tell me what i cannot do 17. Mutluluk rüyanız nedir?: anne+baba+kardesimin mutlu olmasi, mortencimla birlikte ve basarili, saglikli olmak 18. Sizce mutsuzluğun tanımı nedir?: soyutlanmis hissetmek 19. Nasıl ölmek istersiniz?: annemlere uzuntu olmadan, fiziksel aci cekmeden, orta-ileri yaslarda, ama acincak hale gelmeden, vaktinde 20. Öldüğünüzde cennete giderseniz Tanrı’nın size kapıda ne söylemesini istersiniz?:seni ben ve herkes cok sevdik

2 yil

18 mayis 2007… cuma sabahi ise gidiyorum..manisa’dan 12 de cikip eve geliyorum ustumu degisitirip annemlerle esrefpasa nikah salonuna gidiyoruz.. ve orda 27 yasindaki ben nikah defterine imzami atiyorum.. ve sevgilim de mutlu, heyecanli..

19 mayis 2007… yagan yagmura ve hatta camura ragmen tum hazirliklar tamamlaniyor. sacim ve makyajim konusunda hafif huzursuz, hava nedeniyle hayalkirikligina ugramistim. Ama her sey yine de cok guzeldi. Mutluydum.

19 mayis 2008… gecen yil bugun morten’la Hanoi’deydik.. ve vietnam projesi nasil gececek, her sey yolunda olacak mi, kariyerimiz nereye gidiyo bilmeden uzakta cok uzaklardaydik.

19 mayis 2009.. kopenhag’daki evimizde her sey guzel..

tam iki yil oldu.. kulaga tatli geliyor..

daha nice yillara :)

Edit: Morten isten 12′de eve gelebildi. Butun aksami yalniz, Danimarkaca calisarak, youtube’da ivir zivir izleyerek, sonra da yatakta High heels’da walking mi ne oyle bi kitabi okuyarak gecirdim! Zavalli canim ogle yemegi yemeden aksam yemegi yemeden deli gibi calisarak gecirmis gununu. Yazik bize :( Ama soz verdi, hediye ve guzel bi yemek tatil donusu bizi bekliyo! :)

cuma-cmt-pazar

cuma sirket yemegine gittim peder oxe’da. bisikletimle restorani bulmak baya zamanimi aldi. sehir merkezinde dondum ayni yerlerde bulamadim bi turlu. en sonunda harika bi zamanlamayla vardim. 22 numara yi cektim. herkes kurayla birbirinin yanina oturuyor ya. benim yanima makedonyali ama turkceyi cok guzel konusan ve turk diyebilecegim bir cocuk oturdu. sirketten biriyle ilk kez turkce konusmus oldum. mutlu oldum. yemek guzeldi. iki kadeh kirmizi ve bir kadeh beyaz ictim. saat 10 gibi ordan ayrildim cunku icerde hava alamamaya alkolu hissetmeye baslar gibi oldum. bisikletime atladigim gibi eve geldim. bisikletteyken daha da fazla hissettim sarap ictigimi. az ictigim halde nasil bu kadar etkileniyorum?! artik gercek bi kopenhagliyim cunku ilk kez tipsy bisiklet kullandim. eve gelince morten a i fell twice diyip agladim.. komiktim.

cmt gunu tåstrup ta ikea+jysk yaptik. saatlerce alisveris yaptik. hava soguktu!!!baya eksik gorduk artik bi sey kalmadi. esyalarimiz pzt ve sali gelicek. cogu istedigimizi parasina bakmadan aldik, evimiz guzel olucak :) taastruptaki ikea cok daha guzel gentofte dekinden. aksam evde yes man ve taken i izledik. yes man tatliydi. komikti. taken da albania onyargisini, adamin sadece kendi kizini kurtarmak icin herkesi oldurmesini, yine pis islerde muslumanlarin portre edilmesini sevmedim. ama aksiyon filmiydi sonucta bi cirpida izleyiverdik.

pazar gunune tatsiz basladim.. elif cmt telefonunu gormedigim icin beni sabah sabah iyice azarladi. kardesim beni sevdigi ve ozledigi icin boyle yapiyor olsa da bu kez sanki dozu kacirdi. sanki kendi her haftasonu ulasilabiliyormus gibi yok ben kardeslik bagimi unutmusum, yok ben artik turkiye yi sevmiyormusum, yok ben degismisim.. en sevmedigim ve en haksiz seyleri soyleyip durdu.. bu kez kirildim dogrusu.. eurovision o kadar da buyuk bi olay degil. ayrica evde tv kanallari acik degil hala.. laf anlatamadim.. dinlemedi… sonra gorkem geldi bizde oturduk.. aksam o gidince akrilik boyayla uzun zaman sonra ilk kez tualde kocaman bi resim yaptim. fena olmadi. biraz cocuksu oldu ama. morten butun gun excelde calisti. o resmimi begendi. gece saat 3 te yatmis! cok calisiyo :(

ne anne bloglari var – ozendim

Yani simdi su bloga bakip da fotolara imrenmemek mumkun mu?

http://defneyleyasamak.blogspot.com/2009/05/musvette-demisti-biri-10-yl-once-bana.html

Istanbullu bir avukat kadinin blogu, super akici ve nikon d90 ile cekilen fotolar super.

Benim de blogum var..

Benim de nikon d60 im var..

Bi kizim olmasi lazim belki de hahaha

Ya da tatli ayakkabilarim :)

Ya da biraz daha ilgi alaka bloga.. Biraz daha yaraticilik.. Daha cok zaman.. Daha cok sey iste..

Mesela kizim yok ama ise giderken binmeye ozellikle bayildigim bisikletim, o zaman ruzgardan ucusan saclarim var.. Kendim akrilik boya resim yapiyorum ya onlar var.. Onlari da bi sekilde entegre etmem lazim bu bloga :)

wrap up

I am a lousy blogger, ikke? :)

I have not been writing lately and I have to wrap up fast because it has been quite a busy while.

Sunday May 3: We moved into our new apartment. Still empty. Does not really feel like home yet, but very comfortable. Modern day living.

Same day we gave the keys of our Xmas Mø. apartment to the new renter A. It felt good to submit the keys to the new person. After 6 monts in that small apartment we needed something new. And yet, I miss the view in our old apart. Waking up to such a beautiful lake view was a luxury. And it was very cosy. We had good chess games, movie evening, sushi evenings, some cosy time there. I was happy there.

9 may saturday: We went to Ilva in Ishøj and chose our furniture. It is so nice. Very expensive though! Ilva was very nice and neat. Our new furniture (white leather sofa + high dinner table and chairs) are arriving this evening! I am excited to see our new furniture. So far we have been sitting on chairs because we left the old sofa, vacuum cleaner at the old apartment. No need for the old allergic stuff in our new home.

11 may monday: I had danish test at studieskolen listening+reading+writing. It took 3 hours to complete all these steps. Very difficult but I believe I did a good job.

12 may tuesday: Elif got her visa approved. Great news! There was a probability that her UK wedding would be cancelled. But no way! We are going to the UK, yes we are! And my dear sister got her visa for two years. No worries anymore.

13 may wednesday: Great day. I said to myself this chapter of my life is called happiness.

1. My PDR meeting with my super duper boss went very well. Cannot think of a better one!

2. I had oral Danish test at Studieskolen. I got a bit excited at the beginning. I talked about Bankrøveriet. I gave too many details she had to stop me. Julia and I did a conversation and she listened to us. Then she stopped us saying that we both passed! She showed me the results from monday, i got 9/10, 5/6 from different assignments. It was so cool that she was impressed with my tests and she realized how I took everything seriously. I made a good summary of my book and also made her understand that I also read in detail Bedrag and Flugt. Princess’ teacher likes me, wow :)

3. I had a very nice chat with my parents and Elif in the evening. I told them how successful I was during the day. My boss appreciates me and I passed to a new module in Danish. We made jokes about making grill on the balcony in Copengane, breaking the silence in our neighbourhood. My dad and my sounded very happy. Elif called me with her skype credits and we talked like 14 minutes. It was a very happy evening.

4. Something nice happened 1st time as well. Very nice.