det gaar langsomt…ikke?
Bugun fazla bir sey yapmadim dogrusu.. Sabah dun gece gordugum (Sandy’nin baska evin onunde tasmasiyla oturdugu) kabusun etkisiyle biraz huzursuzdum ve sonra annemleri aradim. Michael bize gelecegi icin evde hazirliklar tum hiziyla devam ediyor. Ne yazik ki annem kimseden destek alamiyor, her seyle tek basina mucadele ediyor. Bugun ona babama yardimci olmasini soylemesini istedigimi soyledim, umarim babam anneme biraz yardim etmistir en azindan. Michael ve Elif’in birlikte seyahat etmesine izin verisi ve Michael’in bizde kalmasini teklif etmesiyle babam beni sasirtmaya devam ediyor. Sanki her sey olumlu gelisiyor gibi. Yarin buyuk gun, ben telefonla ve internetle takip etmekle nasil yetinicem!
Dun Londra’ye gitmek icin Ingiltere vizesine basvurdum. Artik worldbridge diye bir sirket tum UK vizelerini online aliyor. Sistem nasil isliyor bilmiyorum cok komplex olmali. Yuze yakin sorun var nerdeyse, bazilari klise duzeyinde sacma. Ve basvuru sonunda gun ve saat olarak randevu almak gerekiyordu. Ben 5 Eylul’u sectim. Kopenhag’a sirf bunun icin gitmek arti 650DKK odemek cok sacma geliyor ama baska bir alternatifim yok. Parmak izi ve ucret olmadan vize yok! Bir de dun karakola gidip su anki single entry schengen vizemi multiple’a cevirmek icin basvurduk. Polis Ditte cok hos bi kadindi ve Ingilizcesi de cok iyiydi. Horsens’taki gibi minik ofis seklindeki karakol degil Istanbul yabancilar subesindeki polisler bile duzgun Ingilizce konusmuyordur. Ayrica tatli ya da guleryuzlu bile degillerdir belki de.
Dun Transsiberya’yi izledik. Hikaye cok surukleyiciydi. Woody’e nihayet basrollerden birini verdikleri icin cok seviniyorum. Eltimore cok iyiydi, korku’yu cok iyi canlandiriyordu kesinlikle. Zaten film, onun korkulari mi yoksa gercek mi sorusunu cok iyi sorguluyordu. Essiz Sibirya kar manzarasi harikaydi. Ayrica insan psikolojisinin ne kadar hassas dengeler uzerinde kurulu oldugunu ve korkularin gerceklerle yer degistirmesi, olen kisinin sabikali olmasi vicdan hafifletir mi gibi noktalari iyi degerlendirmis film. Ve hikaye de oldukca heyecanli.. Izleyin!
Benim Toshibam cildiriyor, wireless probleminden o kadar sIkIldim ki!!!!
Olimpiyatlari da izledim bugun.. Sirikla atlamada bugun OR 5m95cm olarak Avusturalyali Hooker tarafindan kirildi. Oysa dunya rekoru 6.14cm ile hala Sergey Bubka’da.. Arada 19cm var! Ve yine de Hooker altin madalya sahibi oldu ve cok mutluydu. Gururluydu da.. Bubka ya yillar sonra yetisemiyor olmak sanirim cok ilgilendirmiyordu bugunku finalistleri. Bubka’yi uzun yillar kimse gecemicek, eminim. O olimpiyatlara katilim konusunda sanssizdi ama yine de unutulmayacaklar arasinda belki de en saglam yeri olan kisilerden. Mark Spitz sonucta Michael Phelps tarafindan tahtindan oldu, Usain Bolt’un da Carl Lewis’e yetisecegini dusunuyorlar.. Nadia Komanaci de yeri saglam olanlardan bence. Ultra minik Cinli kizlar, ya da Amerikalilar bana floor’da cok zevk vermedi bu olimpiyatlarda.. Sanki hicbirinde o X factor yoktu.. Ruslar ve Rumenler de geride kalmis gibilerdi.. Bugunku 400m relayler iyiydi; Jamaika erkeklerde Bolt’un sovu vardi. 400m kadinlarda Jamaika’da buyuk talihsizlik oldu ve birinciligi Ruslar’a kaptirdilar. 5000m de Elvan Abeylegesse gumus madalya aldi. Gurur verici biri o. T. Dibaba 10km de oldugu gibi 5te de birinci oldu. Veee ilk uc etopya kokenliydi, bunlar tesaduf mu gercekten?!
Bugun Morten’la kosuya gittik (bu hafta 3ncu). 40dak civarinda kostuk, iki gun once 37dak ile ayni mesafeyi kosmustuk. Bugun pek iyi degildik yani. Toplam kostugumuz patika 3.5 – 4km civarinda sanirim. Ormanda oldugu icin tam tahmin edemiyorum ama kosarken bugun aklimiza gelen sey; olimpiyatta 5km’yi kadinlar (elvan’in ikinci oldugu yarista) toplam 15dak.da kostular.. TV izlerken degil de asil onlardan sonra kosmaya gidince insan daha iyi anliyor o performansin ne demek oldugunu!
Ayrica bugunlerde Lene ile cogunlukla Danimarkaca konusuyorum. Artik daha iyi anliyorum kesinlikle. Kursun faydasini goruyorum ; ) Nu vil jeg gaa i seng, det er sent..