2012 yilinin ilk postunu sevgi kelebegi formatinda yazmicam.
Bugune iyi baslamadim, boktan bir Pazartesi iste.
2012 olsa ne fark eder 2014 olsa ne fark eder.
Cok iyi hatitliyorum 1992 de olimpiyatlari izlerken bir dahaki sefer olimpiyat oldugunda 16 yasinda kocaman bir genc kiz olucam diye hem seviniyodum hem endiseleniyodum.
Iste o zaman hangi yila girdigin fark eder.
Simdi gelmisim garson boy gomlek tipli bir 32 yasina.
Morten la dun gece saat 7 de uyanmak istiyorum diye tartistik. Yanlis okumadiniz. O en erken 7.30 da kalkmak istiyordu.
Ben de israr ettim, biraz da durumla ve onunla dalga gectim. Bugune küs uyandik.
Ne hafif ve gereksiz bir tartisma sebebi di mi. Bence de.
Bugun kendime gidip alarm alicam. Kendi alarmimi kendim kurucam bundan boyle her sabah.
Yila 53 kilo giriyorum. Gecen yila 50 kilo mu ne girmistim.
Gecen yil cok hirsliydim. Bu departmanimdaki sari dombalaklari sevmedim. Bugun Jesper ile aramda surtusme oldu. Ben yaptigim teklifte kendince buldugu hatalari biraz kizgin bir sekilde anlatti bana. Ben masamda otururken gelip patlatti icindekileri. Oysa hem ben hem mudurum gozden iyi gecirmistik her seyi. Hata filan yok. Hani ben kiskirttim deseniz oyle degil, masamda kendi halimde oturuyodum. Cok kibirli bir adam. Ve ben artik erkeklerle dolu bir sirkette calismaktan biktigimi fark ediyorum. Hepsinin ayri ego sorunu var bence. Oyle ya 0 45 yasinda, muhendis, 20 yillik tecrubesi var ve ben de onunla ayni isi yapiyorum. Gencim, kadinim, Turk’um, isletme egitimi aldim. Onunla ayni isi nasil yaparim?! Ne haddime! Beni kabul etmedi bu departmandakiler. Ben de onlari sevmedim.. Her sey karsilikli.
Hirsli degilim su an. Ilk kez hayatimda hirs yok icimde. Tam aksine kacip gitme, mucadeleye son verme istegi var.
Bir sey olsa da (mesela kovulmak gibi, kaza, hastalik, vs) sabit tutmaya calistigim bu statukodan kurtulsam. Bu gidisati ben kendim rahatimi bozmamak, nankor gorunmemek adinda korumakla yukumluyum cunku. Kime anlatsam isimi, sirketimi cok begeniyor. ”baskalarina” hos geliyor davulun sesi. Ama ben soyle dusunuyorum 31 yasinda kendimi ait hissemedigim bir yerde sirf konforlu ve emin diye kalmali miyim? Turkiye’ye surekli seyahat ediyorum diye, bu ozellikte baska guzel is bulmam neredeyse imkansiz diye urunleri beni heyecanlandirmadigi halde kendimi zorlamalai miyim sevmeye?
Dogal haline birakirsam boyle yillarca ayni gunu yasiyor olucam. Eger bir sey yapip hayatta tam ne istedigimi bulursam, o zaman belki bir seyleri degistirmek cesaretini bulabilirim.
Gecen yil cocuk yapmak istegiyle yeni yila merhaba demistim bu yil da ayni his var icimde ama bilmiyorum iste.
Kendini tam bulamamis bir kadin cocuk yaparsa birlikte mi kaybolurlar, biri digerinin kendini bulmasina yardim eder mi. Cevabi ben veremem.
2012’ye her zamankinden gercekci giriyorum sevgili blogum.
Bir sey yapmaliyim.
Dumeni elime alip istedigim yere cevirmeliyim kucuk gemicigimi. Ama sorun su ki Asli Kaptan nereye gitmek istedigini hic ve hala bulamadi..
2012 degil 2022 de olsa bu kizin bu her seyi isteme ama hicbir seye tutkuyla sarilip yapismamasi degismicek.. di mi. Bu boyle.. di mi..
Edit 03.Ocak: Dun alarm aldim kendime 99DKK.. Benimki kirmizi rakamli, Morten’inki yesil.. Ikisi birbirine rakip oldular hehe. Ama bu sabah ilk gorevini basarisizlikla sonuclandirdi. Alarm calmadi, apti sey! Artik yarina kaldi..